İNSANIN YENİDEN KEŞFİ İÇİN…DÜNYA FETA GÜNÜ VE FETA ÖDÜLLERİ
KARDEŞLİK FETA’SI DİLEK CİRİT
O son derece olumsuz koşullarda yetişti. Depremde annesini kaybetti. Çok genç yaşlarda kardeşlerinin her türlü mesuliyetini üzerine alarak onları yetiştirmeye çalıştı. Şırnak’ta öğretmen olarak görev yaparken, yarısı öğrencilerine yarısı kardeşlerine ait kalbiyle kardeşlik değerine güzel bir temsiliyet oluşturdu.
EDEB FETA’SI HALİL CEYLAN
Taraklı İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak
görev yapan sayın
Halil CEYLAN
kişiliği ve toplumsal
ilişkilerdeki edeb ve vakarı
ile çevresine
örnek davranış ve
duruş sergilemektedir.
Onun bu niteliği tüm tanıyanları
tarafından ortak bir kanaat özelliği taşır.
GÜVEN FETA’SI ÖZCAN ALAYLI
İnsanlığın güven bunalımı yaşadığı bir dönemde o, sadece güvenilir olmakla kalmadı. Aynı zamanda insanlara güven de duydu. Kendi görüntüsünün aksettiği aynayı çevresine tuttu. Çalışkanlığı ile, tanıyanlarını imrendirirken; ilgilendiği hizmet alanını ve işlerini bir güven merkezine dönüştürdü.
MERHAMET FETA’SI TARIK AYILMAZ
O, icra ettiği İnfaz Koruma Memurluğunu,
topluma hizmet hedefine
kanalize eden olgun
bir şahsiyet
ve muhataplarının,
maddi ve manevi sorunlarıyla
yakından ilgilenen ince bir ruh.
SAĞ DUYU FETASI MURAT ŞEN
O, olumlu , hoş görülü
kişiliğiyle çevresine
örnek olan, olayları
geniş bir bakış açısıyla
değerlendiren ve müdahale
kapsamında son derece mutedil,
iyi niyetli yaklaşımlarıyla
olumsuzlukları olumlu
bir atmosfere dönüştürme
becerisine sahip ve bu özelliklerini
karikatür çizerliği ile
bilirleştirerek heyecanlarımızı,
ihtiraslarımızı dinlemek
yerine ortak aklı öneren düşünce ve
davranışların sahibi genç bir gönül eri..
SANAT FETASI HİKMET BARUTÇUGİL
Ebru sanatı ile ilgili birçok TV programına katılan, dergilerde röportajları yayınlanan Hikmet Barutçugil’in bu konuda yayımlanmıs birçok makalesinin yanı sıra “Renklerin Sonsuzlugu”, “Suyun Renklerle Dansı”, “Suyun Rüyası Ebru”, “The Dream of Water”, “Efsun Çiçegi”, “Ebristanbul”, “Siyah Beyaz Ebru”, “O’nun Sefkati”, “Simetri”, “Ebristan’dan Yeserenler” ve “Türklerin Ebru Sanatı” , “Battaldan Baruta Ebruvan” adlı yayınlanmıs oniki kitabı bulunmaktadır.
Sanatçı 1996 yılında Istanbul, Üsküdar’da kurdugu “Ebristan” Istanbul Ebru Evi’nde halen kagıt, kumas, seramik, cam, ahsap ve mum gibi malzemeler üzerine ebru çalısmalarına devam etmekte; hat, tezhip, minyatür, cilt gibi diger Türk sanatlarını da uygulayarak sürdürmektedir.
YİĞİTLİK FETASI EBRU CAN
O, genç engelli bir öğrenci. Bir kolunun eksikliğini hissettirmeyecek şekilde başarılı bir sporcu.Masa tenisi alanında uluslar arası olimpiyatların sahibi,yılmaz, yenilmez bir kişilik…
KAHRAMANLIK FETASI ERKAN ÜSTÜNTAŞ
O, bir maden işçisi.Kahramanları olmayan, bu boşluğu fantastik çizgilerle doldurmaya çalışan günümüz insanının rahat yaşaması için pek çok tehlikeye atılarak kendilerinden pekte haberdar olmadığımız kahramanlarımızın güzel bir temsilcisi.
SEVGİ FETASI ESMA GÜVENDİ
•Sevgi; gönül bahçesinden derilen bir gül buketidir. Rengi, kokusu ve varlığıyla gönülleri mest eden güller karşılıksız bir sevginin göstergesidir.
•Sevgi; ilgidir, korumaktır. İtina ve sabır gerektiren sevginin en yücesi bir annenin evladın karşı gösterdiği sevgidir. Bu sevgide tarifi imkânsız bir lezzet vardır.
•Altı yaşında annesini ebedi aleme yolcu etmiş ve anne sevgisinden mahrum büyümüş bir anne ve mahrum kaldığı anne sevgisini ruhunun her zerresiyle zeka ve spastik engelli olan evladına sunmuş ve bu sevginin yansımalarını seyrettikçe mutlu olmuş.
•Bu sevgisi artarak devam etmektedir.
•Bu sevginin sahibi olan anne Esma GÜVENDİ hanımefendidir.
•Sevgisini sadece evlatlarına değil evladı gibi gördüğü öğrencilerine de sunmaktadır.
•Her öğrencisiyle nazik ve narin çiçek gibi ilgilenmekte ve onların ruh dünyasını sevgiyle şekillendirmektedir.
SABIR FETASI GÖKHAN ULAY
O, oldukça zor sosyal ve ekonomik koşullarda eğitimini tamamlayarak, hayatın getirdiği pek çok sıkıntıya göğüs gererek güzel bir gelecek inşası hayali ile uğraşan cefakar bir eğitimci. Sabırla başladığı hayatın ilk basamaklarından edindiği sabır tecrübesini her anında sabır isteyen eğitim görevine kanalize eden bir abide.
SAYGI FETASI BÜLENT ERSOY
Yalnız olmadığının
farkında, ötekinin
haklarının, taleplerinin
kendi değerinden yansıttığı
tüm hallerinin tıpkı kendi
halleri kadar var olması
gerektiği idrakini derinlikli
yaşayan saygın ve
saygılı bir kişiliğin sahibi.
HOŞGÖRÜ FETASI İSMAİL YAMAN
O, “hoş görüyü aslında
hak etmiyorsun ama
ben yinede sana
hoşgörülü davranıyorum”
imajı veren tepeden
bakan bir tanımlamadan
öte, muhataplarına teşekkürle
yaklaşan, kendisinden
farkı bir hayat tarzını veya
bir farklılığı sunanlara ancak
minnet borçlu olduğunu tüm
hücrelerinde hisseden bir kişiliğin
sahibi.
CÖMERTLİK FETASI NİHAT YILDIRIM
Ekonomik sıkıntıların had safha da olduğu şu günlerde çevresindeki bir ticari işletmeye destek olarak ayakta kalmasını sağlamak için kendi sınırlı bütçesinden katkı sunarak ve yakın arkadaşlarını bu hedefe yönelterek cömertliğin her koşulda nasıl yaşanacağının örnekliğini sergiledi. İmkanların, paylaşılmak üzere kendisine emanet olarak sunulduğunun farkında olan bir ruh ve genel özellikleriyle bir güzel insan.
NEZAKET FETASI FARUK SOYHAN
O, Sakarya vergi dairesinde çalışan bir memur. Maliye gibi işlerin çok yoğun olduğu bu kurumda “Ötede karşınıza çıkacak
en önemli konu nezakettir”
kutlu ölçüsünü
yaşantısına derinlikli
nakşeden, beşeri ilişkilerde
çevresine pozitif enerji yükleyen,
bu özellikteki karakteri ve
nazenin davranışlarıyla
model olmayı sürdüren
bir güzel insan.
DİNLEME FETASI CİHAT KONUK
O, ticaretle uğraşırken yoğun bir temponun meydana getirdiği gürültü kirliliğine karşılık, iş arkadaşlarını ve çevresini dikkate alan bir kişilik,
Bu tavrıyla onlara önemli olduklarını hatırlatarak,
Günümüz hayatına egemen olan uğultu ve keşmekeş ortamında dinlemenin başlı başına bir erdem olduğunu lisanı hal ile gösteren bir güzel insan.
CESARET FETASI MUSTAFA TOPKARA
İçinde yaşadığı
toplumun ataletine
karşılık, insiyatif alan,
genel insani özellikleri
bir karakter olarak
üzerinde taşıyan,
her güzel işe katkıda
bulunmak sancısıyla
kavrulan adı gibi
gözü kara bir kişilik.
ÖĞRENCİ FETASI YUNUS EMRE ÇPL AR-GE GRUBU
Tarih onları Türk ve Dünya kültürüne
katkıları, feta medeniyeti
yürüyüşüne destekleri açısından
öncüler olarak kaydecektir.
SADAKAT FETASI: ATİKE-HÜSEYİN KÖMÜRCÜ
Onlar bir yastıkta kırk yıl
kocamayı göze alan
ve bunu başaran,
40 günlük evliliklere
örnek olan, hayatın tüm zorluklarını
dayanışmacı bir ruhla aşarak bu
günlere gelen, kendilerine
şükür ve minnet
duyduğumuz anne ve babaların
güzel birer temsilcileri…
TEVAZU FETASI ÖMER ÇAHA
O, Profesör olarak yürüttüğü akademisyenlik görevinde yoğun bir temponun sahibi.
Öğrencileri ve çevresi nezdinde alçak gönüllü bir ruh olarak bilinen,
tevazuun şahsında abideleştiği bir kişilik.
GİRİŞİMCİLİK FETASI: DİLA MERYEM ÖZEL
O, Çorum ilimizde hayata sosyal ve
kültürel açıdan katkı sunarak bir canlanma meydana getirme iradesi ile
eğitim ve danışmanlık hizmetleri yürüten gözü kara bir kişilik.
Taşranın merkez güdümünde şekillenmesi yerine,
taşrada orijinal üretimler ortaya koyan, sinerji üreten mümbit bir karakter.
MENSUBİYET FETASI MUSTAFA AYDIN
O, sahip olduğu genel insani özellikleriyle mensubu bulunduğu topluluğu
en iyi şekilde temsil etme nitelikleriyle
donanımlı, başarılı, azimli, çevresi ve arkadaşları için iyi bir örnek,
cemaatinin kendisinin ilminden faydalandığını düşündüğü ve sevdiği,
değerli bir imam hatibimiz.
İRFAN FETASI CEMAL BALIBEY
İnsan Vakfı Kurulu üyesi,
İnsan ve Medeniyet Hareketi kurucularından ve
Yüksek İstişare Heyeti üyesi ve Fatih'te faaliyet gösteren Enderun Vakfı kurucu üyesidir.
Evli ve bir çocuk babası olan Cemal Balıbey, 19 yıldır İstanbul'da yayıncılık faaliyetlerini irfani derinlik merkezinde şekillendirmektedir
PROJE FETASI DİVAN KÜLTÜR SANAT BİLİM DERNEĞİ
•Bilim kültür ve sanat alanında gerçekleştireceği faaliyetlerle aydın duruşun sergilenmesine katkı sağlamayı hedefleyen,
•Ülkemiz için önem arz eden bilimsel, kültürel ve sanatsal her tür çalışmanın destekleyicisi veya bizzat planlayıcısı olmayı ilke edinen, bu uğurda eldeki tüm imkânlarını seferber etmeyi gönüllü bir hizmet olarak gören,
•Değerleri keşfederek ve onları toplum menfaati doğrultusunda işleyen, hiçbir etnik yapı, siyasal sınıf veya mezhep farklılıkları gözetmeden koşulsuz seven bir bilinç oluşturmak için Malatya’da filizlenen bir çınar…
AYDIN FETASI ABDURRAHMAN ARSLAN
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olan
Abdurrahman ARSLAN; popüler kültüre karşı duruşta önemli bir kişi,
vefalı bir gelenekçi, modernist düşünceyi sorgulayan sıcak bir Vanlı.
Bir yazarımızın dediği gibi Aydın kalıbına oturmama mücadelesinde alimlerin öncü gücü.
Öncü olarak savaştığı güruhtan arkasında kimseler yoksa da belki bilmedik bir medreseden, tanımadık alimler çıkar da gelir deyu, aydınla olan mücadelesini sürdürüyor.
Yazılarında altını çizdiği ortak sorun,
Müslümanların modernite ile düşünce/hayat düzleminde kurdukları zorunlu ve çarpık ilişkidir. Yazıları Bilgi Hikmet, Umran, İlim ve Sanat, Köprü ve Birikim dergilerinde yayınlandı.
İLETİŞİM FETASI ALİ İHSAN VAROL
Ali İhsan Varol… Programın metin yazarı ve bizzat sunucusu.1976 İstanbul doğumlu.
Türkçe’nin ezeli ve ebedi aşığı. “1984” adlı romanın yazarı George Orwel gibi dil yıkımının ne anlama geldiğini çok iyi idrak ettiğinden olmalı;
önce Astronomi ve Uzay Bilimlerini, ardından da kamu yönetimi eğitimini yarıda bırakıp televizyonculuk sahnesinde yerini aldı
“Kelime Oyunu” da yüklendiği misyonla iletişim imkânlarını kullanmaya güzel bir temsiliyet oluşturmaktadır.
Adeta onlarla dans eder gibi kelimelerle oynuyor; yepyeni figürler oluşturuyor; tıpkı Fuzuli, Nevai ve Yahya Kemal gibi “Türkçenin fezasında tabiatının atını koşturuyor, hayalinin kuşunu kanatlandırıyor.”
Öte taraftan eşsiz bilgi ve kültürel birikimi ile Türk dilini kusursuz kullanarak her akşam ekranlarda La Fontaine’nin horozu gibi mücevherin değerini bilmeyip onu boncukla değiştirmeye çalışan saf dillere yüzlerce mesaj gönderiyor
ADALET FETASI Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU
•Herkese hakkı olanın verilmesini öngören ahlakî ilke.
•İnsan, toplum ve devletlerin sahip olması gereken yegane ilkelerden biri.
•Olmadığı yerde zulüm, hile ve fesat alabildiğine yaygınlaşır.
•İnsanlar zalimleşir, toplumu kargaşa alır, devleti çürütür.
•Yaşadığımız ülkede adaletin her an izole edildiği yerlerden biri…
•Kendi insanlarına en doğal insani hak ve hürriyetleri vermemeye çalışan iradeler var.
•Adaletin hâkim olması için insanların her birinin bunu arama çabası göstermesi gerekir.
•Uygulan haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı Kocaeli’nde bir sivil itaatsizlik örneğiyle haftalar boyu süren mücadele…
•Yaz- kış demeden, insanların umarsızlığına aldırmadan, çözümsüzlüğe mahkum edilmiş akıllara bakmadan adaletin tesis edilmesine adanmış mücadele…
•Sadece kendisi için değil tüm insanlık için adalet mücadelesi…
VEFA FETASI HASAN HÜSEYİN AVNİ IŞIK
•1906 Esence doğumlu.
•1925 – 1950 Esence İmam- Hatiplik görevi…
•Aziziye İmam Hatipliği, Fahri Kur’an Kursu Öğreticiliği Beyazıt Camii İmamlığı
•Dayatılan kimliklere karşı atalarından devr aldığı mirası yeni nesillerin hafızasına kazandırmak için her türlü engellemelere karşı aşma iradesi…
•Bu topraklarda inanç ve değerlerin korunması uğrunda büyük mücadele
•İlerlemiş yaşına rağmen yaşadığı zaman ve mekânın hafızası…
•Değerlerin anlaşılması ve yaygınlaşması için ömrünün her anın vakfeden.
•Her türlü engellemelere rağmen türlü fedakârlıklarla aidiyetini koruyan…
•Doğduğu topraklara ve içinde yaşadığı insanlara ve mirasını devraldığı değerlere vefalı…
•İlerlemiş yaşına rağmen her anını toplumuna vakfetmiş örnek insan…
•Vefasını gösterdiği insanların da bu şuurunu korumasını ümid ediyor.
AZİM FETASI SIRRI SÜREYYA ÖNDER
O, kendine has üslubu ve tavrıyla topluma iyi bir şey kazandırmanın mücadelesini verirken, Azmi ve mücadeleci tavrını kendine yöneltti ve 45 yaşında sinemaya öğrenci oldu. Hakaret ve sövmenin sinema dili haline getirildiği bir dönemde yüzümüze tebessüm, zekamıza kıvraklık katan sinema eserlerine imza attı. Öğrencilik yıllarından itibaren özgürlüğü çeşitli bahanelerle gasp edilen bu azimkar kişilik sinemaya bize ait bir tarz getirmek endişesiyle büyük bir toplumsal mücadeleyi sırtlamaya çalışan azim abidesi bir kişiliğin sahibi olarak, beynelminel filmiyle kapımızı çaldı.
DİĞERGAMLIK FETASI KEMAL DADAŞOĞLU
•Kemal Dadaşoğlu 1970 Erzurum Doğumlu..
•* Azerbaycan'a Tip eğitimin bırakarak 1992 de giden ilk Abimiz..
•* Annesi kolundaki bileziklerini vererek yol masraflarını karşılamasını istiyor
•* 22 yaşında tek başına gittiği Azerbaycan’da yaşadığı olaylar ilk kolejlerin açılması.
•* Gideceği bölge olan Gence’de bir hafta önce Savaş başlıyor..
• İlkin okullarda ders veriyor (Dinler tarihi ) Hz Muhammed i kimse tanımıyor. * Kendisine gelen onlarca öldürülme tehdidine rağmen geri dönmeyen önden giden bir atlı * Bir yıl içinde tek başına iki bin kişiye okul ve yurt hizmetleri götürmesi * Okul açıldıktan sonra içine bir gurur gelmesin diye Gence’den ayrılarak başka gam ve tasalar için yürüyüşüne devam eden örnek bir insan.
DOSTLUK FETASI ÖMER SEVİNÇGÜL
•Can konağını aramadaysan
•Cansın; bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin; neyi arıyorsan osun sen.”
• Mevlana
• Modernleşmeyi hayata geçirirken kültürel değerlerimizi yok ederek modernleşme yolunu seçtik.Her türlü özgürlüğün pirim yaptığı Batı medeniyeti, dünyaya hakim olurken “zincirleri kır, tüm bağlardan kurtul, ne istiyorsan onu yap, anı yaşa” gibi sloganlarla itaatin, vicdanının, değerlerin, haram ve günahların hakim olduğu Doğulu toplumların aklını başından alıyordu.
• Kültür karmaşası içerisinde kendini arayan, sürekli sorular sorarak içindeki itirazı, isyanı, çığlığı dışa vuran gençlere bir dost eli uzandı: Yazar Ömer Sevinçgül…
• 1958 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde doğdu.Yaş on beşine değince yazar olmak istediğini söyledi.Mühendislik okudu; diplomasını çekmeceye hapsedip her şeyi göze alarak yazar oldu.Carpe Diem yayın evinin ve “Adı Yok” dergisinin kuruculuğunu ve konsept danışmanlığını yaptı.
• “Özel İnsanlar Arıyorum” serisinde gençliğin serzenişlerine kulak verdi.Hikaye tadındaki denemelerinde, demli çay eşliğinde tıpkı bir dost gibi onlarla sıcak, samimi sohbetlerde bulundu.Onların diliyle konuştu ama hafakanların ağır bastığı kafalara bilgece cevaplar verdi: “Sen Bir İstisna mısın? Kendine Gel Derin Adam, Sana Yeni Bir Dünya Gerek, Sonsuz Hayat Seni Bekliyor, Seni Sana Bırakamazdım, Seni Seven Biri Var, Aşk Kutsal mı, Sana Hayret Yakışır, Alın Yazımı Ben mi Yazdım, Hayat Sevince Güzel, Kurabiye Tanrılar…”adlı eserleri ile genç kuşaklarla dostluk köprüleri kurdu.
FEDAKARLIK FETASI BÜLENT YILDIRIM
O, insanların çok basit konularda,
çok basit kararlar alırken dahi
zorlandığı günümüzde,.
“ Bir insanı yaşatan tüm insanlığı
yaşatmış gibidir, bir insanı
öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir.”
kutlu ölçüsünden hareketle,
tüm insanlığı yaşatmayı seçti.
O, Kendinden, sağlığından ve
ailesinden ödünler vererek, hatta
yaşamını riske ederek
Endonezya adalarında, Bangledeş dağlarında,
Afrika çöllerinde insanlığa hizmet için çarpan bir
kalp,fedakar bir kişilik…
ZANAAT FETASI BURHANETTİN DEMİREL
Modern zamanlar sanayi- fabrikasyon temelli üretimlerine devam ediyor…
•Bu süreç içerisindeki birçok kişi bu tekdüze- statik- durağan bir yapıya bürünmektedir.
•Burhanettin Usta, Çalıştığı fabrika içerisinde her daim insan enerjisi ve aklının makineleri yönlendirdiği inancını yitirmeden her daim keşif içerisinde olmuştur.
•Var olan ile yetinmeyerek eksiklikleri takip ederek, bunları giremeye çalışmaktadır.
•Çalıştığı kurumda iş ahlakının gereklerine göre davranarak yapmacık, gösterişli olmadan Ahi kültürünün iş prensiplerini göstergesi olarak örneklik teşkil etmektedir.
•Sahip olduğu bilgi ve birikimleri çevresiyle paylaşarak iş- üretim- edep çerçevesinde verimliliğe katkıda bulunmaktadır.
HİZMET FETASI HAYRETTİN BULAN
Özellikle Diyarbakır Kadın Dayanışma Merkezi (kamer), Mersin Bağımsız Kadınlar Derneği, Ankara Kadın Dayanışma Vakfı, Adana Kadın Meclisi, Karşıyaka Kadın Dayanışma Merkezi, İstanbul Yakınlarını Kaybeden Aileler Derneği başata olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesindeki sivil toplum kuruluşlarına müracaat eden şiddet mağduru, barınmasız ve insan ticaretine maruz kalmış, hayati tehlikeleri de olan birçok kadının da çocukları olanlar da çocuklarıyla birlikte bir süre sınırlaması olmaksızın sorunları halledilesiye kadar sığınma evlerinden faydalanmaları da sağlanmıştır.
BİLİM FETASI Doç. Dr. Sarper DİLER
Dr Sarper Diler 1966 yılında Tarsus’da doğdu. 1984 Tarsus Amerikan Lisesini, 1991 İstanbul Tıp Fakültesi bitirdi. Doktora Eğitimi sırasında İsveç ve Fransa Da çalıştı. 2001 de İstanbul Tıp Fakültesinde doçent olarak çalışmaya başladı.
DUALAR EŞLİĞİNDE Ne ırk olarak ne de genetik olarak Türklerle bağlantısı olmayan Tayvan'da yüzde yüz uyumlu ilik bulunması doktorları hayrete düşürdü. Kemik İliği Bankası Koordinatörü Doç. Dr. Sarper Diler, Muhammed Uğurel'e nakledilecek iliği Türkiye'ye getirmek için 4 uçak değiştirerek 27 saatlik uçuşla Tayvan'a gitti. İlk kez bir Türk'e ilik verilecek olan Tayvan'da ise küçük Muhammed'in durumu büyük yankı uyandırdı. Budist rahipler tarafından karşılanan Doç. Dr. Diler, dualar eşliğinde Tayvan'daki Tzu Chi Sten Cells Center'a götürüldü. Olay Tayvan televizyonlarından günlerce gündem haberi olarak sunuldu.
KADİRŞİNASLIK FETASI Genç Gönüller Derneği
2006 yılında, bir grup genç tarafından, “Gençlik” ve “Gönüllülük” merkezli çalışmalar yapmak amacıyla, Üsküdar/İstanbul’da kuruldu.
•Topluma; kendisi ve çevresi adına sorumluluk sahibi gençler kazandırmayı, Gönüllülük bilincini yaygınlaştırarak, gelenekten gelen evrensel bir değerimizi bugüne taşımayı, Gençliğin sorunlarını gündeme getirmeyi ve bu sorunları bizzat gençlerin katılımı ile çözüme kavuşturmayı…
•Her birey, en az bir konuda topluma faydalı olabilir. Çünkü herkesin insanlara yardım edebileceği bir alan vardır. Öte yandan, her birey, en az bir alanda yardıma muhtaçtır. Dolayısıyla, herkes, potansiyel olarak yardıma muhtaç, gönüllülük bilincinin oluşması durumunda da yardımseverdir.
TEBESSÜM FETASI AHMET TURAN ALKAN
Bazen “Çekirge ile sohbetler”
bazen bir çay ocağında geçen
samimi diyaloglar
bazen de gülümseten fıkralarla
ülke gündemindeki en
ehemmiyetli konuları değerlendiren
üstâd Ahmet Turan Alkan’a,
demir leblebi kıvamındaki
fikirleri dişimizi kırmadan,
umutsuzluğa düşmeden idrak
edebilmemizi sağladığı
için belki de en çok ihtiyaç
duyduğumuz değeri “tebessümü”
yaşattığı için teşekkür ediyoruz.
TECRÜBE FETASI MUSTAFA ÖZMEN
O, kendini seyreden çevresini görebilen kendini geliştirip birikimlerini üst üste yığarak bir tecrübe sarayı kuran ve bu sarayda hünerini doruk noktada ürünlere Dönüştürerek eğitimci kişiliği ile öğrencilerine yazar kişiliği ile çevresine sunan verimli bir kaynak.
BARIŞ FETASI İHD-MAZLUMDER SAKARYA ŞB.
Her iki kurumun da, haksızlığa uğramışların yanında yer alarak onlara destek olmaları ve sorunlarını takip ederek mağduriyetlerin giderilmesi ve
barış sürecine katkı oluşturacak adımlar atan çalışmalar yürüttüler.
EMANET FETASI KARASU SİVİL İNSİYATİFİ
Onlar dünyanın ve içindekilerin insanlara emanet edildiği bilinciyle hareket eden, yaşayan gezegen dünyamızın sonraki nesillere aynı maviliği ile ulaştırılması için gönül seferberliği oluşturan ve bulundukları noktada talan edicilere karşı ortak bir duyarlılık geliştiren çocuklarımız adına minnet duyduğumuz emanet liyakatlı güzel mücadele önderlerimiz.
ŞEFKAT FETASI ÖYKÜ ŞENGEL
•Sedefin İçinden Çıkan Şefkat İncisi: Öykü Şengel
•Şefkatsiz kucakta ruhu açılır bebeğin.
• Selahaddin Şimşek
Beton binaların hoyratça yükseldiği,tabii alanların acımasızca yok edildiği,maddi değerlerin manevi değerlere tercih edildiği,sevgisizlik şefkatsizlikten bunalan ruhların psikolojik rahatsızlıklar geçirdiği çağımızda sedefin içinden çıkan şefkat incisi:Öykü Şengel….
Bir anaokulunun genç müdire hanımı. Annelerinden ayrılarak yuva mahiyetindeki okullara gelen tüm minikleri, yüzünden eksik olmayan tebessümüyle, annelerini aratmayan sevgi ve şefkatiyle kucaklayan” tek kişilik çoğunluk”… 1976 yılında Sakarya’da doğdu. Selçuk Üniversitesini bitirdi. Üç yıl Tunceli’de zorunlu hizmette bulunduktan sonra bir süre gönüllü eğitimci olarak Hızırtepe Çocuk Esirgeme Kurumunda çalıştı.
Kendini topluma ve dünyaya karşı sorumlu hissettiğinden dolayı Mehmet adlı bir çocuğu alarak koruyucu ailelik yaptı. Bir psikolog ablanın “Senden çok iyi Ana Okulu Öğretmeni olur” demesiyle tercihini bu yönde yaptı.
Şimdi sıcacık bakışları ve şefkatli kollarıyla minik yavruların ruhlarını ısıtıyor.
EĞİTİM FETASI BURHAN ALTINOK
Eğitimi alışıla gelmiş
şekilde yapmak yerine,
insiyatif alarak,
öğrencilerini kuru sıra,
kara tahta
ve öğretmen
üçgeninden kurtarıp
hayatın içinde roller almak s
suretiyle onların eğitimine rehberlik eden,
onları çok yönlü olarak yetiştiren
ve
gelecekte iz bırakacak bir kişilik.
Okunma :421
|