Anasayfa       Fotoğraf Galerisi     Favorilere Ekle       Giriş Sayfası Yap       

 

 
fetamedeniyeti-detay

 Menü
       Feta Nedir ?
       Feta Ödül Dalları
       Feta Günü ve Ödülleri
       Basın Açıklaması
       2006 Feta Ödülleri
       2007 Feta Ödülleri
       Basında Feta
       Bir Medeniyet Projesi Olarak Feta
       2008 Feta Ödülleri
   Duyurular  

  5. FETA ÖDÜLLERİ 

 

 

Program:

            Açılış Konuşması

Abdurrahman ARSLAN (Edep ve Adalet)

            Feta Ödülleri Töreni

 

07 Haziran 2009 Pazar 14.00-17.00

Adapazarı Kültür Merkezi (AKM)

05.06.2009 14:45:36
REKLAM ALANI
   Özlü Sözler  

   Köşe Yazıları  

ihsan ünlü

ihsan ünlü ¬
GELİN CANLAR CEM OLALIM!

rüstem budak

rüstem budak ¬
GÜN, FETA GÜNÜDÜR DOSTLAR
 
 Son 5 Yazı
Emek- Üretim- Tüketim ve Edep Konferansı
Emek- Üretim- Tüketim ve Edep Konferansı


Gönülleri fethederek alan el değil veren el olarak, sürekli fetih şuuru ile bu dünyayı cennete çeviren yolları keşfetmenin önemine değindi.
'Akkad'ı Anma Gecesi' vesilesiyle gelen vefâ ödülü
'Akkad'ı Anma Gecesi' vesilesiyle gelen vefâ ödülü


ikinci güzel haber üyelerinin tamamını eğitimcilerin oluşturduğu Sakarya merkezli bir sivil toplum örgütünden, “Uluslararası Feta Girişimi”nden geldi.
Bizi sevenleri biz de çok seviyoruz...
Bizi sevenleri biz de çok seviyoruz...


İkinci güzel haber de kısa bir süre önce, üyelerinin tamamını eğitimcilerin oluşturduğu Sakarya merkezli bir sivil toplum örgütünden, “Uluslararası Feta Girişimi”nden geldi.
O Çağın Fatihi
O Çağın Fatihi


Bir Fatih Onbin Şirin Bir Ferhat Bekliyor O çağın fatihi, büyük düşlerin adamı…
 
 
 Bizi sevenleri biz de çok seviyoruz...

Bizi sevenleri biz de çok seviyoruz...

 Tarih : 08.08.2008 19:32:12


İkinci güzel haber de kısa bir süre önce, üyelerinin tamamını eğitimcilerin oluşturduğu Sakarya merkezli bir sivil toplum örgütünden, “Uluslararası Feta Girişimi”nden geldi.

 

Bizi sevenleri biz de çok seviyoruz...

 

ALİ MURAT GÜVEN
alimuratg@yahoo.com

Şu fâni dünyada, kendisini diğer bütün dünyevî kimliklerden önce “Müslüman” üst kimliğiyle tanımlamayı tercih eden her insanın, İslâm tarihinden -yine kendi fıtratına uygun- bir kahramanı veya kahramanları da olmuştur mutlaka. Benim de ilk gençlik yıllarımdan bu yana böyle iki büyük kahramanım var. Adını, daha yirmili yaşlarıma bile gelmeden, sahabelerin en yoksulu ve aynı zamanda da en onurlusu olarak kalbime kazıdığım Ebû Zerr el-Gıfarî ile bütün dünyaya “siyah”ın güzel olduğunu öğreten Afro-Amerikalı şehit mücahit Malcolm X / Malik el-Şahbaz...

Malcolm'un 1960'ların ilk yarısında, ünlü bir Amerikan üniversitesindeki öğrencilere seslenirken ağzından dökülen (ve benim de aklıma her geldiğinde arşivimdeki bir belgesel filmden tekrar tekrar izlediğim) şu iki tüyler ürpertici cümle, çeyrek yüzyıla yayılan “İslâmcılık” mücadelem sırasında diğer insanlarla ilişkilerimde değişmez tepki biçimim olageldi. Büyük mücahit, o konuşmasında karşısındakilere -sol baş parmağını büyük bir kararlılıkla uzatarak- aynen şöyle haykırıyordu:

“Bizi sevenleri biz de çok seviyoruz. Aynı şekilde bizi sevmeyenleri biz de hiç sevmiyoruz.”

(We love the people who loved us. We don't love the people who doesn't love us.)

Geçen hafta salı günü, “bizi sevenler” cephesinden yaklaşık 4 bin 500 kişilik bir grup; gelecekteki meslektaşlarımızın eğitim gördüğü Özel Burç Koleji Anadolu İletişim Meslek Lisesi'nin sevgili öğrenci ve öğretmenleri, şahsıma “2007 yılının en başarılı sinema yazarı” ödülünü verdiler.

Ödülün geldiği adresin taşıdığı anlam ve önemin yanısıra, o gün bu ödülü vermek üzere törene katılan sürpriz bir konuk da beni ziyadesiyle gururlandıracaktı. Evet; “millî sinema” akımının kurucusu ve en büyük yönetmeni sevgili Yücel Çakmaklı, okul yönetiminden gelen ricayı kırmamış, Türk medyasındaki -onu en çok seven- yoldaşına ödülünü takdim etmek üzere, 71 yaşının türlü külfetleri ve uzun süredir boğuşmakta olduğu yüksek tansiyonuyla birlikte, şehrin oldukça dışındaki evinden kalkıp merkezdeki Radisson-Sas Oteli'ne gelmişti.

Müslümanlık tam olarak böyle bir şey işte: Kalbin kalbe karşı olması... Ben Çakmaklı Usta'yı, bizlere sinemada dişiyle tırnağıyla açtığı alternatif yol, kazandırdığı o eşsiz vizyon nedeniyle ömrüm boyunca hep sevdim ve bundan böyle de seveceğim. O da sağolsun bizleri çok seviyor; dahası, bu sevgisini iltifatkâr sözleri ve davranışlarıyla her fırsatta cömertçe ortaya koyuyor.

O yüzden, bu köşedeki birinci teşekkürüm, beni hayatımın bu en güzel ödülüyle onurlandıran Özel Burç Koleji Anadolu İletişim Meslek Lisesi'ne ve ödülümü ellerinden alma mutluluğunu yaşadığım Yücel Çakmaklı'ya...

İkinci güzel haber de kısa bir süre önce, üyelerinin tamamını eğitimcilerin oluşturduğu Sakarya merkezli bir sivil toplum örgütünden, “Uluslararası Feta Girişimi”nden geldi. Feta, Türklerdeki Ahîlik kültürüne ait kadim bir sıfat ve “Ahîlik Teşkilâtı mensubu, örnek insanî niteliklere sahip kişi” anlamına geliyor. Sözcük, daha derinlerinde ise “genç, yiğit, fedakâr, cömert, vefâ ve merhamet sahibi” gibi alt anlamlar taşımakta...

Velhasıl, geçen hafta içinde “Uluslararası Feta Girişimi” adına Sakarya'dan arayan bir grup gönül dostum, bu hafta sonu dördüncüsü dağıtılacak olan “Feta Ödülleri”nin -Ahîlik geleneğindeki 41 temel insanî meziyetten hareketle- toplam 41 dala ayrıldığını ve benim de 25 Kasım 2007 tarihinde İstanbul'da düzenlenmesine aracılık ettiğim “Yönetmen Mustafa Akkad'ı Anma Gecesi” vesilesiyle “vefâ” dalındaki büyük ödüle lâyık görüldüğümü bildirdi.

“Vefâ”... Meslek hayatım boyunca yazılarımda belki de en çok kullandığım, neredeyse kutsadığım bir sözcük... Ona sahip olanlara duyduğum güçlü hayranlığın yanısıra, yeterince nasiplenmemiş olanlara da acımayla bakmama neden olan en büyük insanî erdemin toplam dört harfle ifade edilmiş biçimi...

Ve Ahîlik gibi tarihte eşi benzeri bulunmayan asil bir toplumsal hareketi çağımızda da bütün boyutlarıyla yaşatıp kitlelere tanıtmayı kendisine misyon edinmiş saygıdeğer bir sivil toplum örgütü, beni, en büyük aşkımın adını taşıyan bir ödülle onurlanmaya karar vermiş. Hayatımın genel akışına ve nihayet yakın zamanda “Çağrı'nın şehit yönetmeni” adına gerçekleştirdiğim o mütevazı “vefâ borcu ödemesi”ne bakarak...

Allah, hakkımızda böyle bir değerlendirmeyi yapıp bu karara varan bütün o seçiciler kurulundan razı olsun.

Sinema konulu ödüller ve toplantılarla geçen yoğun bir haftanın ardından, 1 Haziran 2008 Pazar günü de bu kez anılan ödülü almak üzere Sakarya'daki gönül dostlarımla birlikte olacağım. Gelecek hafta bu sayfada, o törenden izlenimlerimi bulacaksınız inşaallah...

Bütün sevenlerimize sevgiyle duyurulur.

“Feta Hareketi” hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: www.fetamedeniyeti.com

 

 


  Editör :  Henüz Bilgi Girilmedi

0 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorumla Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak Henüz Bilgi Girilmedi

 

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 Editör Giriş
  Editör Adınız :
  Şifreniz        :
Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodu Onay
            
   Şifremi Unuttum
   Editörlük için Basvuru Formu
 Panel

 Takvim
Anket

Site Tasarımını nasıl buluyorsunuz?

Toplam Oy : 72

Son Yorumlar  Puanlanan
 

Feta Nedir ? | Feta Ödül Dalları | Feta Günü ve Ödülleri | Basın Açıklaması | 2006 Feta Ödülleri | 2007 Feta Ödülleri | Basında Feta | Bir Medeniyet Projesi Olarak Feta | 2008 Feta Ödülleri |

   © Copyright - 2008 fetamedeniyeti - Tüm Hakları Saklıdır.

iletişim Adresi:
SAGED (Sakarya Gönüllü Eğitimciler Derneği)